SINAV KAYGISI NASIL OLUŞUR?

SINAV KAYGISI NASIL OLUŞUR?

LYS sınavı yaklaştıkça sınav kaygıları üzerine gençlerle yaptığım görüşmeler artmaya başladı. Gençlerin içinde bulundukları durumun daha iyi anlaşılabilmesi için, bu konuyu ele almak istedim. Sınav kaygıları temelde anlam verme ve düşünme sorunlarından köken alır. Bir şeye nasıl bakarsak, öyle görürüz. Nasıl baktığımızı sorgulamazsak isek birbirini izleyen süreçler alır götürürler bizi.
Sınav hazırlığı özünde bir bilgi edinme ve bu bilgiyi verilen sürede geri sunma sürecidir. Bu nedenle bilgi edinme ve zaman yönetimi konusunda beceriler kazanmayı gerektirir. Hazırlıklarımızla bilgi ve beceriler kazanırız girdiğimiz testler ile de bunları sınarız. Büyük sınava kadar geliştirebileceğimiz kadar bilgi ve becerilerimizi geliştirir, sınav günü ise bu edindiklerimizi kağıda yansıtmaya çalışırız. Sınav bir fırsattır ve bu fırsatı iyi kullanmaz isek başka fırsatlar için dersler çıkartırız. Hayat ise fırsatlar ile doludur.
Bazı gençler çeşitli nedenlerle sınava, kendilerine ve çevrelerine karşı farklı anlamlar yüklemeye başlarlar. Denemelerde yapılan yanlışlar çalışma şekli hakkında bir mesajdan çok kişiliğe yansıtılır. Bu sonuca göre diğerleri kadar zeki değildirler. Çalışsa da yapamayacaklardır. Sınavdaki bilgiler, sanki çalışsa bile unutulan bilgilerdir. Sınav gününde bir tehlike görülmeye başlanır. Büyük sınav gelecek testi gibidir. Sınavda başarısız olmak, gelecekte felaketlere dönüşecektir. Tabii bu tehlike atıfları ile süreç bitmez. Beynimiz bu gerçekçi bir yorum mu yoksa bir düşünme hatası mı diye değerlendirmez. Basar stres tepkilerinin tetiğine. Kaygı ve korku duyguları başlar. Gerginlikler, uykusuzluklar, iştah değişiklikleri tabloya eklenir. Motivasyon azalır. Ders çalışmaya uğraşıldığın da olumsuz düşüncelerden verilen bilgiye odaklanılamaz. Öğrenme yavaşlar. Hafıza bozulur ve gerçekten performans düşer. Denemelerde yanlışlar artar. Giderek olumsuz düşünceler haklı çıkmaya başlamıştır. Biz bu duruma kendini doğrulayan kehanet adını veririz. Bazı gençlerde tablo daha da ağırlaşır. Depresyon, umutsuzluk ve intihara varan davranışlar gözlenir. İlk domino taşının yıkılması gibi küçük bir hamle ile başlayan süreç giderek genci hatta aileyi yıkacak kadar güçlenir. Özetle düşünceler duygulara, duygular davranışlara, davranışlara kaderimize dönüşmüştür (Gandi). Lütfen sınav kaygısı yaşayan gençlerimize ve içlerine olup bitene kulak verelim. Onların olup biteni doğru yorumlamaları için onlara rehberlik edelim....