SOSYAL ORTAMDA AĞLAYAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM

SOSYAL ORTAMDA AĞLAYAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM

Bu gibi durumlarda başkalarını rahatsız etmemek için yemeği yarıda bırakanlar olduğu gibi, alışverişi yarıda kesip hızla uzaklaşan aileler de olabiliyor, hatta çocuğunun ağlamasını görmezlikten gelip susmasını sabırla bekleyen ve umursamaz gibi görünen aileler de oluyor. Peki hangisi doğru??
Aslında bunların hepsi çok yanlış. Restoranda, plajda ağlayan, alışveriş merkezinde kendini yere atan çocuklar anne ve babasına kumanda takmış, onları nasıl yöneteceğini çözmüş çocuklardır. Anne-babanın ağlayan çocuğa kayıtsız kalması çok uzun süremez. Çünkü etraftaki insanlar bile “Bu çocukla neden ilgilenmiyorsunuz?” diye sosyal baskı kurarlar. Siz ağlayan çocuğun istediğini birkaç kez yaparsanız çocuk bu yöntemi öğrenir ve bundan sonra sonuna kadar kullanacaktır. Bunun geri dönüşü zor ancak mümkündür. Ağladığında istediğini elde edemeyeceğini, daha sosyalleşmeye bile başlamadan çocuğa
öğretmelisiniz.Bunu öğretemezseniz geri dönüş zor olabilir. 

Anne ve babanın önce bunun bir sorun olduğunu fark etmeleri gerekiyor.

Böylesi davranışsal hatalar çok rahatsızlık verdiğinde önce anne ve babanın çocuklarına davranış stratejilerini gözdengeçirmeleri ilk adımdır. Bazen “Bizim çocuk böyle” diyebiliyor aileler. Aslında çocuk, anne ve babası nasıl olmasını siter ve yönlendirirse, öyle olurlar. Çocuklar, gördüklerini öğrenir, alıştıklarını uygulamaya devam ederler. Restoran konusuna geri dönerek, örneği konuşmaya devam edelim. Çocuğunuza restoranda yemek seçme hakkı verirseniz daha kolay vakit geçirirsiniz. Ancak onların aslında henüz küçük insanlar olduklarını unutmamak gereklidir. Çocuklarımız sıkılma duygularını nasıl yöneteceklerini bilemeyebilirler. Örneğin restorandayız, belli bir zaman geçmesi gerekiyor. Eğer ki o sırada evladımızın oyalanabileceği bir aktiviteyi paylaşmazsaki itfaiye düdüğü gibi çocuk
yangını haber vermeye başlar. İtfaiye sireni çaldığını görseniz ne dersiniz? “Yangın var, geç kalmışız”. Bilinçli anne ve babalar yangının çıkmasını engellerler. Peki bunu nasıl yapacağız? 

Henüz daha restorana gitmeden önce çocuğumuzu bu düşünce için duygusal ve düşünsel (fikren) anlamda hazırlamamız yardımcı olacaktır. “Birazdan restorana gidiyoruz, menüden kendine yemek seçeceksin, bugün değişik yemekler bile gelmiş olabilir. Ama yemeği beklerken canın sıkılabilir, gel sen boyama kitabını da yanına al istersen, beklerken beraber boyarız.” diyebilirsiniz çocuğunuza. Etrafa bakmaktan, akıllı ve çok zeki telefonla oynamaktan, ekrandaki bir maçı izlemektense çocuğumuzla kaliteli vakit geçirmiş oluruz böylece. Yoksa çocukla yemeğe çıkıp onunla hiç ilgilenmeyip, yan yana oturmak, çocukla
kaliteli zaman geçirmek anlamına gelmemektedir.